SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Aydın Göle

ADAM OLMA SANATI VE BAKELE’YE EK

ADAM OLMA SANATI VE BAKELE’YE EK
Bu haber 09 Ağustos 2019 - 11:53 'de eklendi ve kez görüntülendi.

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Sezgin Kaymaz’ın “Bakele” adlı kitabından aynı adlı hikâyesini virgülüne dokunmadan sizlere sundum. Hikâyede Sevmeyi bilenin ‘adamlaşmaya’ başladığı anlatılıyordu. Bunun üzerine adamlığın tarifine girişmiş, yazarını bilmediğim başka bir yazıdan yararlanarak konuyu bağlamıştım. Daha sonra yaptığım araştırmalardan gördüğüm kadarıyla adamlık herkesin kabul ettiği bir şey değil. Özellikle kadınlar bu tanıma karşı çıkıyorlar. Okuduğunuz bu yazı önceki yazı dizimize bir ek.

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre Adam sözcüğünün Arapça isim olan Âdem’den geldiğini ve ‘insan’ anlamını taşıdığını belirtmiştim. Gene Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre adamın ikinci anlamının ‘erkek kişi’ olduğunu eklemem gerek. Adamlığın erkeklikle açıklanması kimilerince itiraz sebebi.

Herkes gibi bende kendimi ‘adamdan sayıyor, adam yerine koyuyorum.’ Gelin görün ki dile cinsiyetçilikle yaklaşanlar Türk dilini cinsiyetçilikten arındırmaya kalkışıyorlar. Adam sözcüğü yerine insan sözcüğü konuldu. ‘Bilim adamı’ yerine ‘bilim insanı’ deniyor artık. Dilimize ne kadar yakışıyor siz karar verin. ‘Adam, adam olmak, adam gibi davranmak, adam gibi konuşmak, adamakıllı’ sözcüklerinin yerine siz ne koyabilirsiniz? Yüzlerce, binlerce yılın imbiğinden geçerek oluşan bir dili sırf iyi şeylerin erkeğe mâledilmesine karşı çıkıp cinsiyetçilikle suçlayarak değiştirmek ne kadar akıl kârıdır? Dili değiştirmekten çok düşünceyi değiştirmek gerekir. Erkek egemen toplum özellikleri dururken cinsiyetçilik var denilerek yerleşik anlamları bozacak şekilde dilden sözcükler kovulamaz.

İlk örneğimiz “adam olmak” deyimini ele alalım. Yetişip iyi bir duruma gelmek demektir bu deyim. Buna bağlı olarak “adam etmek” de deriz. Bunun anlamı bir insanı veya bir şeyi düzeltip işe yarar bir duruma getirmektir. Birde “adam gibi davranmak” tan söz ederiz. Büyümüş, olgunlaşmış tutum ve tavır takınmak, çocukluk döneminden kurtularak böyle bir davranışta bulunmak anlamına gelir. Bu da çok sık kullandığımız bir deyimdir. “Adam gibi konuşmak” deyimi de çocuk uçarılığından, dur durak bilmeyen hayalperestlikten çıkıp akıllı ve mantıklı söz etmek anlamını taşır.

“Adamakıllı” belirtecimiz var birde. Sözlükleri tararsanız şu cevabı görürsünüz: Gerekli olandan çok, oldukça çok, oldukça, iyice. “Hava adamakıllı ısındı” ya da “Adamakıllı bir zam alamadık” gibi belirteçlerle bir durumu kısaca belirtiriz.

Bunlar dilin zenginliği ve imkânlarıdır. Bir dil ne kadar zenginse o kadar imkâna sahiptir. Önemli olan anlatım sınırlarının genişliğidir. Konuşulan dil aynı zamanda konuşan milletin zekâsının dışavurumudur. Cinsiyetçilik karşıtlığını aşırıya vardırılmasıyla dilin hem imkânlarını, hem hayallerini yok edecek sınırlamalara gidilmemelidir.

Bu duruma dair tartışmalar dünyada da var. Haber Türk Pazarda yer alan Ayşe Özek Karasu’nun yazısından alıntılarla bitirelim.

İNSANOĞLU!

İki cinsiyeti de ifade eden nötr kavram bahsinde İngilizce’de de soruna toslayabiliyor insan (adam)… Kanada Başbakanı Justin Trudeau örneğinde olduğu gibi. Cinsiyet eşitliğine gönülden bağlı olduğu belli ama aşırıya da kaçabiliyor. MacEwan Üniversitesi’ndeki bir etkinlik sırasında kadının biri, “Annelik sevgisi, insanoğlunun geleceğini değiştirecek sevgidir” diyecek oluyor. “Mankind”, yani “insanoğlu” sözcüğünü kullanıyor. Trudeau hemen atılıp düzeltiyor sözünü: “Mankind yerine ‘peoplekind’ diyelim. Daha kapsayıcı olur…” Türkçe çevirisi mümkün değil, çünkü yok “peoplekind” diye bir sözcük. Trudeau, o kadını topluluk önünde safsatayla mahcup ettiği için “Mansplaining” yapmakla suçlanıyor. “Mansplaining” feminist jargonda, erkeklerin kadınlara yönelik çok bilmiş tavırlı konuşma tarzı anlamına geliyor. Feministler, “Biz ‘mankind’ ile idare ederiz, sen kendini yorma” diyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, tek sözcüğe indirgenecek kadar basit değil çünkü. Ve sosyal medyada da öyle bir gırgır konusu oluyor ki, Başbakan Trudeau sonunda “Aptalca bir espri yaptım” diyerek geri çekiyor o müthiş sözcüğü.

KADIN ALÇAK MI?

Almanya da cinsiyetçi dili kendine özgü gramer handikapları bakımından tartışıyor. Çıkış noktası şu: Marlies Krämer adlı 80 yaşındaki kadın, Sparkasse (tasarruf kasası) tarafından eril müşteri ya da hesap sahibi olarak değil, kadın müşteri ya da hesap sahibesi şeklinde anılmak talebiyle mahkemeye başvuruyor. Almanca’da “Der Kunde” erkek müşteri, “Die Kundin” ise kadın müşteri demek. “Der Kontoinhaber” ve “Die Kontoinhaberin” de hesap sahibi kavramını iki cinsiyette karşılıyor. Dava Anayasa Mahkemesi’ne kadar geliyor ve yüce mahkeme başvuruyu reddediyor. “Bu eril formun 2 bin yıldır iki cinsiyeti de içeren kolektif bir kavram olarak kullanılmasını” gerekçe göstererek mevzuata çomak sokmaya gerek olmadığına karar veriyor.

Yani 2 bin yıldan önce de mağara adamları ava gidip kadınları da saçından yerde sürüklüyordu, acaba bu yaşam formunu da normal mi karşılamak gerekecek bugün? Mahkeme kararını savunan çok. Ama, “Cins isimleri kadın formunda kullanalım, erkekleri de içersin” diye zekice karşı çıkış yapanlar da var. Ayrıca Başbakan Angela Merkel’in şahsında bir “Frau Kanzlerin”i var ülkenin. Ona kimse “Frau Kanzler” demiyor.

Bu Marlies Krämer dişli bir kadın. Zamanında alçak hava basınçlarına kadın, yüksek hava basınçlarına ise erkek ismi verilmesiyle de mücadele etmiş ve zaferle çıkmış. 1954’ten beri süregelen uygulama 1998 itibarıyla rotasyona girmiş. Sonu çift haneyle biten yıllarda alçak basınç sistemlerine sadece kadın adı, yüksek basınca erkek adı; tek haneli yıllarda ise yüksek basınç sistemlerine sadece kadın adı veriliyor. Erkekler alçak oluyor.

Sezgin Kaymaz’ın “Bakele” adlı kitabının aynı adlı hikâyesinden nerelere kadar geldik. Adamlaşmanın sevmekle mümkün olduğu gerçeği bütün bu açılımlara rağmen değişmiş değil. Adamlaşma, yani olgunlaşma sürecimiz hayat boyu sürecektir. Bu demektir ki sevmekten de geri durmayacağız. İşte bu serüvenimiz içinde “Sevgi ve saygıyla” iki gün sonra idrak edeceğimiz kurban bayramınızı kutlarım.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA